Yoksun şimdi!
toprakları sen kokan
bu şehri bıraktın arkanda,
içinden şiirler geçen mevsimleri,
avuçluyorum su içer gibi
esmer tenli geceyi.
bu gece,
aşk dilleniyor gökyüzünde.
yıldızı sen olan geceleri taşıyor saatler
karınca sessizliğinde taşınıyor günler
hücremdeyim
asi yüreğimin peşinde
firari dizeler.
yüzünü arıyor gözlerim
kararmış sahnelerde,
gölgeni bırakmadan
gittiğin köşe başlarında
sokak lambaları hala yanıyor,
eriyor ağlayan mum
hazin hazin damlıyor gece
gözbebeklerime.
bu gece, yağmur olup
yağmak istiyorum şehrin damlarına
saçaklarından süzülmek akşam üstünün.
toprak saksılarda akşam sefası
gibi açmak pencerende,
süzülüp perdesinden gecenin koynuna
sen kokan toprakları taşımak
arka balkondaki
teneke kutularına fesleğenlerin.
hüzünlenmeden çalmak
istiyorum
kapısını bir dostun,
oysa kemiriyor ellerin yaralı yüreğimi
kanatıyor sesin kangren günleri.
Yoksun!
umutsuz çığlıklarla dolu yüreğim
hiç sorma bilirsin
böyle zamanlarda
aşka gebeyim...
1 Ağustos 2003