Bir zamanlar ben
de cocuktum,
sayarken yıldyzları,
katran gecelerin serinliginde.
Rengarenk bilyelerim,
topacım,
masmavi göklerde yüzen
rüzgar kanatlı uçurtmam vardı.
Köyümün tozlu yollarında,
naylon papuçlarımın masum izleri,
bahar yagmurlarıyla
filizlenen hayatım vardı.
Masallarla bezenmis bir dünyada,
arardik ab-i hayat suyunu.
yedi basli ejderhalar ates püskürür,
gecit vermez kaf dağı...
kah Keloğlan olur,
çıkınımız belimizde yollara düşer,
kah Köroglu olur,
Bingöl daglarında konaklar...
kah pepuk olur,
kardeşe ağıtlar yakardık.
Günaha bulanmamış,
temiz rüyalar süslerdi uykularimizi.
Ay hep fisildasirdi yasli dünyayla,
ve bizlere göz kırpardı yıldızlar,
birbir kaçışırken...