Ateş topunun önünden sessizce gemiler gelip
geçerdi
Usulca konardı martılar denizin göğsüne
Tatlı bir müzikle yalnızlığım erir giderdi
Bir çağ kapanırdı her gün batımında
Yeni bir çağ başlardı her ay doğuşunda
Ağlarını onarırdı balıkçılar, ay yüzerken sularda
Kumlara yatıp sırtüstü
Sesini dinlerdim dalgaların ve fısıltılarını yıldızların
Rüzgar oynaşırken saçlarımda
Hissederdim gecenin ürpertisini tenimde
O zamanlar ışıltılı bir şarkıydı yaşam
Bu kadar hızlı çürümüyordu her şey
Bu kadar hızlı kokuşmuyordu
Belki de gençliğimin ateşiyle
Bir yer altı suyu kadar temiz ve berrak
Günleri bekliyordum
Uçurumları yutan özgürlüğün
Zonklayan başını dünyanın
Öpeceğini umuyordum şakaklarımdan birgün
Çığlığın Rengi kitabından