ben
tersanesinde beynimin
gemiler yapıyorum
camları vitraylı
ellerim kıvılcımı
makinelerin
gözlerimde metal tozları
siyah
beyaz
ve mavi adacıklar
deniz fenerleri gibi yalnız
ateşini bekliyor ayışığı
ilk vardiya güneş
sen
göz pınarlarından akan
yunuslarla
tek başına
bana
titreli sular sunuyorsun
ellerim ellerine ilişemiyor
ay güneş değil sanki
dünya tutuluyor
kalbimi
bağlıyorum
ipin ucuna
hızla koşan bir çocuğun
ayak sesleri gibi çarpan
şalterlerin alkışıyla
bırakıyorum kendimi
patlıyor kalbim paramparça
denize iniyor gemilerim
şiirler taşıyor yunuslara
yaşam
bir devrimdir
fakat
"senin o günün hayatından da uzun"
aşkımıza inat