![]() |
||
| kitap tanıtımı : özünlü, ünsal (1999) gülmecenin dilleri. ankara: doruk yayınları. v+307 s. ısbn 975-553-308-7 : g. gonca gökalp - alpaslan : 20112001 | ||
|
Düşünürlerin çoğu insanı
'gülmesini bilen hayvan' diye tanımlamışlar. Güldüren hayvan diye
de tanımlayabilirlerdi; çünkü insandan başka bir hayvan ya da cansız
bir nesne bizi güldürebiliyorsa, bunun nedeni bunlarda insanoğlu ile
bir benzerlik bulunması, insanoğlunun bunlara damgasını basması ya
da bunları kullanmasıdır (Bergson 1996: 11-12) Prof.Dr. Ünsal Özünlü'nün Gülmecenin Dilleri başlıklı kitabı, Türkiye'de gülmece alanındaki nadir çalışmalardan biridir. Akademik kariyerinin bütün aşamalarını Hacettepe Üniversitesi'nde tamamladıktan ve bir süre İngiliz Dilbilimi Bölümü'nün başkanlığını da yaptıktan sonra 1998 yılında kendi isteğiyle Pamukkale Üniversitesi'ne geçen Prof. Dr. Ünsal Özünlü'nün dilbilim alanındaki çalışmalarının bir bölümünü topladığı Edebiyatta Dil Kullanımları(1997) başlıklı bir başka kitabı ve Kızılderili mitolojisiyle ilgili çevirileri vardır. Bilimsel yaşamının hemen tamamını deyişbilime(stylistics) ayıran Özünlü'nün Gülmecenin Dilleri kitabı, araştırmacının bu alandaki en yeni çalışmasıdır. Yazar, önsözde kitabın adının neden Gülmecenin Dilleri olarak belirlendiğini şöyle açıklar: Gülmece, dilin bazı yapılarını kendi amacı doğrultusunda kullanır. Böyle kullanımlarda sanki ayrı bir dil ve ayrı bir dil dizgesi yaratıyormuş etkisini gösterir. İşte bu yüzden kitabın başlığı Gülmecenin Dilleri adını taşımaktadır. Dilin aynı dil, dizgelerin aynı dizge olduğu herkes tarafından bilinmektedir, ancak ölçünlü dilin olağan dizgeleri olağanüstü yer, zaman ve biçimlerde kullanılmak istendiğinde, başka bir dil kullanılıyormuş gibi bir görünüm verdiği için kitaba böyle bir başlık verilmiştir (Özünlü 1999: 13-14). Önsöz, sonuç, ekler ve kaynakça dışında, "Kuramsal Bilgiler" ve "Uygulamalar" olarak iki temel bölüme ayrılan kitabın ilk bölümünde çeşitli alt başlıklar halinde gülmecenin tarihine, tanımına, kuramlarına, gülmece ile yaratıcılık, dil, dilbilim, kültür, yaşam, iklim, millet, sağlık, eğitim ilişkisine, gülmecedeki işlevlere kısaca değinilmektedir. Bu bölümden başlayarak kitap boyunca her saptama, fıkralarla örneklendirilmiştir. Örneğin Peter Ustinov'la ilgili aşağıdaki fıkra, gülmece öğeleri üzerine ortaya atılan dört kurama göre (üstünlük kuramı, uyuşmazlık kuramı, psikoanalitik kuram, kavrama kuramı) incelenerek okurun kuramsal bilgiyi somutlaştrması sağlanmıştır: Aktör ve yazar
Peter Ustinov, Londra'da bir ilkokulun önünde gazete okuyarak bekliyormuş.
Okuldan çıkan bir öğretmen hanım kendisine sormuş: Birinci bölümde yer alan diğer alt başlıklarda ise Batıda gülmece üzerine yapılan çalışmalara ve Türkiye'de gülmecenin tarihine yer verilmektedir. Meddahlık, gölge oyunu ve orta oyunu üzerinde kısaca durulduktan sonra Tanzimat'tan bugüne dek çıkan gülmece dergilerinin adlarına yer verilen tarihsel bölüm, kitabın II.bölümündeki uygulamaların ilk konusu olan Karagöz'e hazırlık niteliği de taşımaktadır. Gülmecenin Dilleri'nin asıl ağırlık noktasını oluşturan Uygulamalar, altı temel bölüme ayrılmıştır: "Karagöz Oyunlarında İletişim", "İletişimde Patlamalar", "Fıkralar ve Gülmece Dili", "Gülmecede Kesimsel Dil", "Türk Gülmecesinde Duvar ve Kaldırım Yazıları", "Erayoloji". İlk başlık altında, birbirine zıt iki katmanı simgeleyen Karagöz ile Hacivat'ın konuşmaları, karşılıklı konuşma ilkelerine ve "bildiri modeli iletişim"e göre değerlendirilir. İkinci başlık altında, XX.yüzyılın iletişim olanaklarıyla dilin kazandığı yeni biçimler ve şifreler, Atilla Atalay'ın Hıbır dergisinde "Haftanın Lakırtı Lukurtuları" adlı köşesinde yazdığı haftalık yazılardan seçilen örnekler aracılığıyla incelenir. "Fıkralar ve Gülmece Dili" alt bölümünde "küçük birer espri topu olan" fıkralar, yapısal olarak basit ve bileşik fıkralar olarak ikiye ayrıldıktan ve konularına göre sınıflandırıldıktan sonra dil özellikleri bakımından değerlendirilir; fıkralarda konuşma ilkelerinin çiğnenmesi nicelik, nitelik, bağlantı ve biçim alt başlıklarında örneklerle açıklanır. "Dilin belli bir kullanıcılar topluluğuna göre değişmesi"(Özünlü 1999: 184) olarak betimlenen kesimsel dil, gülmeceyle ilişkisi doğrultusunda dördüncü başlıkta -yine Atilla Atalay'dan seçilen örnek metinler üzerinde yapılan çalışmalarla- ele alınır. Beşinci başlıkta ise gülmece tümcesinin kurgusal özellikleri işaret, yönelim, bağlam, çelişme noktası olarak belirlenir; Türkiye'de son dönemde yayınlanan duvar ve kaldırım yazısı kitaplarının adlarına göndermelerde bulunulur ve bu kitaplardan bazılarından seçilen örnekler aracılığıyla graffiti türleri alt başlıklara ayrılır. 'Uygulamalar'ın "Erayoloji" başlığını taşıyan son bölümünde ise Atilla Atalay'ın Hıbır dergisinde 1989'dan itibaren yayınlanan köşe yazılarında yarattığı Eray tipi, okuruyla iletişimi bakımından söylem çözümlemesi yöntemiyle incelenir. Gülmecenin Dilleri'ne sonsöz
yerine yazdığı "Bitmeden" başlıklı kısa değerlendirmede
Özünlü, "gülmece metinlerinin her birinin kendi başlarına bağımsız
birer metin olduğu, her okurun anlama, yorumlama ve yargı gücünün
değişik olabileceği"nin unutulmaması gereğine dikkat çeker(Özünlü
1999: 233) ve "Ekler" bölümündeki çeşitli fıkraları, kitapta
verilen bilgilerin ışığında yorumlamak üzere okurun bilgine sunar.
Gülmecenin Dilleri, dille ilgilenen araştırmacılar için olduğu kadar Türk gülmece kültürü üzerine çalışacak kişiler için de sağlam ve güleryüzlü bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Yazarın kitabın başlarında yazdığı şu cümlede olduğu gibi: "Yaşamımız limon gibi hepten ekşi şeylerle dolu olsa bile limondan limonata yapmak bizim elimizdedir"(Özünlü 1999: 47).
Kaynakça BERGSON, Henri (1996) Gülme (Komiğin
Anlamı Üstüne Deneme).(Çeviren: Yaşar Avunç) İstanbul: Ayrıntı
Yayınları. |
||