![]() |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
dilden ideolojiye: popüler bilimsel makalelerin eleştirel söylem çözümlemesi : firdevs karahan, derya duman, tuba sarıbaş : 01122001 |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Özet: Bu çalışmanın ilk adımında tür çözümlemesi yoluyla ortaya konan akademik bilimsel makale ölçütlerine göre, popüler bilimsel makalelerin genel düzen (Dos Santos 1996) ve yazı biçemi (Linton 1972) incelenmiştir. İkinci adımda popüler bilimsel makalelerde sözvarlığı ve sözdizimsel yapılar düzleminde ideolojinin nasıl sunulduğu eleştirel söylem çözümlemesi (Fairclough 1990) yoluyla araştırılmıştır. Çalışmanın veri tabanını popüler bilim dergilerinden Bilim ve Ütopya, Bilim Teknik ve Zafer’in Kasım 2000-Mart 2001 sayıları oluşturmuştur. Çalışmanın sonucunda popüler bilimsel makalelerin, akademik bilimsel makalelerin genel düzen ve yazı biçeminden oldukça farklı yapıya sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, Bilim ve Ütopya ile Zafer dergisinde yer alan popüler bilimsel makalelerde sözvarlığı ve sözdizimsel yapı düzleminde dergi ideolojisinin yoğun bir şekilde yansıtıldığı görülmüştür. I.Giriş: En geniş anlamıyla deyişbilim her tür metindeki biçemle ilgilenmektedir. İlk adımda yazılı ve sözlü olarak ayrılan metinler, daha sonra genel başlıklarıyla şiir ve düzyazı olarak ele alınmaktadır. Düzyazı metin çeşitleri içerisinde, bilgisel ve kesimsel metin türü (Özünlü 1997: 4) olarak sunulan metin çeşitleri akademik bilimsel makaleler, popüler bilim makaleleri, ders kitapları, vb. metinleri kapsamaktadır. Ancak burada metin türlerinin sadece deyişbilim tarafından sınıflanmadığını, tür çözümlemesi ve söylem çözümlemesi ile uğraşan araştırmacılar tarafından da değişik sınıflamaların yapıldığını vurgulamak yararlı olacaktır (Van Dijk 1985; Bhatia 1993). Günümüzde deyişbilim, ağırlıklı olarak yazınsal metinlerin incelenmesine yönelirken, söylem çözümlemesi ve tür çözümlemesi, diğer bütün yazılı ve sözlü metin türleri ile uğraşır hale gelmiştir. Ancak, hepsinin de çıkış noktası ‘metinde ne var?’ ve ‘o metni diğer metinlerden ayıran nedir?’ sorularına yanıt bulmak ve verilen yanıt ya da yanıtlar doğrultusunda metinle ilgili yorumlar yapmaktır. Bundan yola çıkarak, bu çalışmada ağırlıklı olarak tür çözümlemesi (genre analysis) tarafından tür özelliklerine göre diğerlerinden ayrılan ‘akademik bilimsel makaleler’in genel düzen (Dos Santos 1996) ve yazı biçemi (Linton 1972) ölçütlerine göre popüler bilim makaleleri değerlendirilecektir. Sonrasında Fairclough’ın (1990) öne sürdüğü "metinde ne var?" sorusunun yanıtını bulmaya yönelik ölçütler uygulanarak, metinde ideolojinin nasıl yansıtıldığı betimlenmeye çalışılacaktır. İdeolojiler insanlara kim olduklarını, ne yaptıklarını, ne istediklerini, neye inandıklarını ve neyi savunduklarını söyler. Bunların hepsi toplumsal grupların uyum içinde hareket etmesini sağlar, başka bir deyişle, ideolojiler ‘biz’i ‘diğerleri’nden ayıran temel düşünceleri kapsar (Van Dijk 1998: 116). Bir toplumsal grup tarafından paylaşılan ideoloji, bireylerin konuşmalarını ve yarattıkları metinleri etkilemektedir (Van Dijk 1998:13). Grup üyeleri ideolojilerini öğrenmek, onaylamak, dile getirmek, diğer grup üyelerine aktarmak için dili kullanırlar. Aynı şekilde, ideolojilerini grup dışından insanlara karşı savunmak ve ideolojilerini yaymak adına da dili kullanırlar. Bu çalışma kapsamında akademik bilimsel makalelerdeki tarafsız dil kullanımının genel-geçer kural olarak kabul edildiği görüşünden yola çıkarak, popüler bilim makalelerinde bilim konusunda yazan kişinin kendi ideolojisini yansıtabildiği savlanmaktadır. Eleştirel söylem çözümlemesi (ESÇ) (critical disourse analysis) söylemin toplumsal olarak şekillenen ve toplumsal kimlikleri, ilişkileri ve bilgi ve inanç dizgelerini (ideolojileri) kurgulayan yönleri arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarmayı hedeflemektedir (Wodak 1995: 204). II. Yöntem ve Veriler Bu çalışma kapsamında bütünceyi oluşturan popüler bilimsel makaleler (PBM) dini bakış açısıyla yazılmış yazıların olduğu Zafer (Kasım, Aralık 2000 ve Mart 2001 sayılarında 56 makale), sosyalist görüş ışığında yazıların çıktığı Bilim ve Ütopya (aynı tarihlerdeki sayılarından 42 makale) ve sadece bilimsel konularda PBMlerin bulunduğu ve herhangi bir ideolojinin ya da inanç sisteminin sergilenmediği Bilim ve Teknik dergisinden (aynı tarihlerdeki sayılarından 44 makale) derlenmiştir. Bu çalışmanın ilk adımında PBMlerin akademik bilimsel makalelerinin (ABM) genel düzeninden (Dos Santos 1996) ayrıldığı noktalara değinilecektir. İkinci adımda ABMlerin genel-geçer olarak kabul edilen yazın biçemi verilerek PBMlerin yazın biçeminin uyduğu ve uymadığı noktalar araştırılacaktır. ABMlerde sözcük ve tümce yapısının seçiminde Fairclough’ın (1990:110-112) söylem çeşitlerini belirlemek üzere metin içinde ‘ne olduğu’ ve ‘metnin içinde yer alanlarla ideolojinin nasıl yansıtıldığı’ sorularına yanıt olarak ortaya koyduğu ölçütler örnekleriyle tartışılacaktır. II.1. 1.Genel Düzen Swales’in (1981) CARS (creating a research space) modeli olarak ortaya koyduğu özellikle ABMlerin özetlerinin oluşturulma biçimlerine dayanan sınıflandırması daha sonrasında çeşitli araştırmacılar tarafından bilimin değişik dallarında üretilen ABMlerin özetlerinin genel düzenine uyarlanmıştır (Duszak 1994; Dos Santos 1996; Yarar 2000). Ancak özetler için geçerli olan bu sınıflandırma ABMlerin genel düzenini de yansıtmaktadır (Dos Santos 1996:485). Bu sınıflandırma şu şekilde verilmiştir; 1.Adım : Araştırma konusunun belirtilmesi
2.Adım: Araştırmanın sunumu
3.Adım: Yöntemin tanıtılması 4.Adım: Sonuçların özetlenmesi 5.Adım: Araştırmanın tartışılması
Bu çalışma kapsamında yapılan inceleme sonucunda ABMlerde, özgün çalışmanın sunulması ortak özellik olarak karşımıza çıkmakta iken PBMlerde herhangi bir bilim dalında daha önceden yapılmış çalışmaların derlenerek okuyucuya aktarılması söz konusu olmaktadır. Dolayısıyla ABMlerdeki yukarıda sıralanan ölçütlerden çoğuna PBMlerde rastlanamamıştır. Bunlar arasında Dos Santos (1996) tarafından ortaya konulan 1. adım, PBMlerde ağırlıklı olarak ortaya çıkmıştır. ABMlerdeki araştırma konusunun belirtilmesi, araştırmanın sunumu, yöntemin tanıtılması, sonuçların özetlenmesi, araştırma sonuçlarının tartışılması ve önerilerin verilmesi şeklindeki anlatım örgüsü, özellikle Zafer ve Bilim ve Ütopya dergilerinde ortak özellik olarak görülememiştir. Öte yandan Bilim ve Teknik’te ise belli bir konudaki yazı, konunun belirtilmesi, daha önce yapılan çalışmaların ayrıntılı olarak bir çeşit literatür taraması şeklinde verilmesi, bu çalışmaların sonuçlarının tartışılması ve konuyla ilgili gelecekte yapılması gerekenler konusunda önerilerde bulunulması şeklinde bir anlatım örgüsü karşımıza çıkmaktadır. II.1.2.Akademik ve Bilimsel Yazı Biçemi Linton (1972) ABMlerin genel biçemini şu şekilde tanımlamaktadır: a) Bilimsel yazı, resmi, nesnel ve öznesiz (kişisiz) yazı biçiminde olmalıdır. b) Bilimsel yazı tekrarlardan ve tek düzelikten kaçınılan, anlaşılır ve etkili bir anlatımın dilbilgisi kurallarına uygun, ölçünlü bir dille verildiği mantıksal bir sunumdur. c) Bilimsel iletişimin temeli doğruluk, netlik, kısalık ve tutarlılıktır. d) ABMlerde ağırlıklı olarak geçmiş zaman kullanılır, ancak tanımlar ve kuramsal bilgiler geniş zamanda; varsayımlar açıklanırken de edilgen ve öznesiz dil kullanımı geniş zamanda verilir. e) ABMlerde çatı olarak edilgen yapı sıkça görülmektedir. Özellikle araştırma süreçlerinin anlatılmasında yaygın bir şekilde bu yapı kullanılmaktadır. f) ABMlerde noktalama işaretlerinin kullanımı belli kurallar çerçevesinde yapılmaktadır. Örneğin; üç nokta, alıntı yapılırken çıkarılan yerleri belirtmeye yönelik olarak kullanılabilirken, tırnak ve çift tırnak alıntılarda, yeni teknik terimlerin verilmesinde, alıntı içinde alıntı yapıldığında, ya da kullanılan bir sözcüğün geleneksel anlamında kullanılmadığına işaret etmek amacıyla kullanılır. g) Tümce yapısı olarak ABMlerde eksiltili ve devrik yapıların kullanımından kaçınılmaktadır. h) Sözcükler iletilmek istenen anlamı tam anlamıyla verecek şekilde seçilmekte, konuşma diline ait ya da gereksiz sözcüklerin kullanımından kaçınılmaktadır. Yukarıdaki ölçütler PBMler bağlamında incelendiğinde şu sonuçlar karşımıza çıkmaktadır: Nesnel yazı biçemi bu çalışmanın bütüncesini oluşturan dergilerden özellikle Zafer ve Bilim ve Ütopya’da gözlenmeyen bir durumdur. Ağırlıklı olarak ideolojik temelli olan bu dergilerde nesnel bir yaklaşım görmek olası değildir. Bilim ve Teknik’te ise nesnel bir yazı biçemi ortaya konduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Örnekleri aşağıda sözvarlığı ve dilbilgisi bölümünde ayrıntılarıyla verilmiştir. Resmi dil kullanımı ise Bilim ve Teknik’te sıkça görülürken, Zafer ve Bilim ve Ütopya’da ise yer yer günlük dil kullanımı görülebilmektedir. Örneğin, Zafer’de "konuşsun, cevap versin prof.lar, filozoflar!", "ama ‘zahmetsiz rahmet’ yoktur ki", "bosver bunlari, kafana hiçbir şey takmayacaksın, ayağını sıcak tut, başını serin, takma bir şeyi kafana düşünme derin" (Kasım 2000: 16-17) şeklinde, Bilim ve Ütopya’da ise "tehditle olsun çağrıyla olsun öngörülen daima "happy end"dir", "hele de özellikle yirminci yüzyıldaki gelişmelerle birlikte....", "burjuva kapitalist düzenin kazıkları...", "dolap beygirleri gibi" (Ocak 2001:14-18-36) günlük dil kullanımından örnekler sergilenmektedir. Ancak Türkçe’de resmi dil kullanımında sıklıkla geçen {-DIr} ve {-mEktEdIr} eklerinin yaygın olarak kullanılmaması PBMlerin yazı biçeminde ortak özellik olarak da karşımıza çıkmaktadır. PBMlerde şimdiki, geniş, geçmiş ve gelecek zamanların kullanım sıklıkları bu çalışmanın bütüncesini oluşturan üç derginin Aralık-Ocak 2000 2001 sayıları temel alınarak her 5 sayfanın ilk 10 tümcesi seçilerek, sistematik örnekleme (Cohran 1963: 206-233) yöntemiyle belirlenmistir. Sonuçlar Tablo 1’de verilmistir. Tablo 1.
Bu veriler ışığında üç dergide de geniş zaman, ağırlıklı olarak kullanılırken, Zafer dergisinde şimdiki zamanın kullanılmamış olması dikkat çekicidir. Ancak bu sonuç bütünce kapsamındaki tümceler için geçerlidir. Öte yandan geçmiş zamanın birbirine paralel şekilde her üç dergide de kullanıldığı görülmektedir. Bilim ve Ütopya’da ise diğerlerine göre gelecek zaman daha sıklıkla kullanılmıştır. Çatı olarak edilgen yapının kullanım sıklığı da yukarıda anılan yöntemle belirlenmiştir. Bütüncede yer alan tümcelerin etken ya da edilgen olup olmadıkları belirlenmiş ve kullanım sıklıkları Tablo 2’de verilmiştir. Bu yapının kullanım sıklığının aynı zamanda öznesiz kullanım sıklığını da vereceği düşünüldüğünden ayrıca öznesiz kullanım sıklığı bu çalışma bağlamında ele alınmamıştır. Tablo 2.
Bilimsel iletişimin temeli doğruluk, netlik, kısalık ve tutarlılıktır. Ancak burada belirtilen kavramlar görecelilik taşıyan kavramlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Üstelik ideoloji söz konusu olduğunda herhangi bir ideolojik söylemin doğruluğunu, tutarlılığını sınamak bu çalışma kapsamında olası görülmemektedir. Netlik ve kısalık kavramları ise özellikle Zafer ve Bilim ve Ütopya dergileri bağlamında çok göreceli olarak karşımıza çıkmıştır. Örneğin, "eleştiri, ‘tuhaf bir yaklaşımın’ öznesine dönüşüyor ve bağlamından soyutlanarak süflileştiriliyor", "... bu sürecin sonunda eleştirilen olgu, kendisi için yaşamsal bir meşruiyet zeminine çoktan kavuşurken köşeli olmakla suçlanan karşıt söylem tüm eleştirel kimliğinden soyutlanarak absürde indirgenir" (Ocak 2001: 64) şeklinde okuyucu için oldukça belirsiz bir dil kullanımı sergilenmektedir. Her ne kadar bu tür kullanımlara rastlansa da bunu genellemek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Noktalama işaretleri konusunda ise Zafer dergisinde çok çarpıcı örnekler karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan ilki kesme işaretidir. Örneğin "neş’e, kur’an, nev’i" (Kasım 2000: 20-21) gibi doğu kaynaklı sözcüklerin geldikleri dildeki sesletimini yansıtabilmek amacıyla kesme işareti kullanılmıştır. İkinci olaraksa şapkanın, örneğin "rahîm, fiilî, iptidaî, aşikâr" (Kasım 2000: 20-21) sözcüklerindeki yoğun kullanımı dikkati çekmektedir. Bilim ve Ütopya’da ise üç nokta genellikle eksiltili yapıların sonunda kullanılmaktadır. Örneğin "nesnel temelleri olmayan bir yaşam biçimi önerisi ve giderek kendi tarihsel konularını unutmaya yüz tutan bireyler..." (Ocak 2001: 65) tümcesinde olduğu gibi. Noktalama işaretlerinden ünlemin parantez içinde kullanılması anlatılmak istenenin tam tersi bir ifadeyi iletme amacını gütmektedir. Örneğin, "ama burada ufak(!) bir fark var...", "ama iddia ediyorum ki antidepresan ilaç kullanan on kişiden en az yedisi, bu ilaçları endüstri ve bilim(!) işbirliği ile yaratılan yapay gereksinimin etkisi altında kullanmaktadır", "uluslar arası saygınlığa(!) sahip en ünlü tıp kurumlarından biri olan ...." (Ocak 2001: 24-25) vb. tümcelerde ünlemin öncesinde yer alan sözcük ya da sözcük gruplarına karşı alaysı bir yaklaşım sergilenmektedir. ABMlerde genel tümce yapısı olarak eksiltili ve devrik yapıların kullanımından kaçınılmaktadır. PBMlerde ise eksiltili ve devrik yapı kullanım sıklığı Tablo 3’de verilmiştir. Tablo 3.
Bu veriler ışığında Zafer’de devrik yapıların kullanım sıklığı daha fazlayken, eksiltili yapıların Bilim ve Ütopya’da daha sıklıkla kullanıldığı gözlemlenmiştir. Bu da ideolojinin ağırlıklı olarak yansıtıldığı bu dergilerin okuyucu kitlesi üzerinde etkili olma çabası olarak yorumlanmıştır. ABMlerde günlük dil kullanımı ve gereksiz sözcük kullanımından kaçınılması önerilmekteyken PBMlerde özellikle Zafer ve Bilim ve Ütopya’da yukarıda verilen örnekler göz önüne alındığında günlük dile yakın bir kullanımı bütüne genellenememekle birlikte gözlenmiştir. ABMlerde sözcüklerin düz anlamlarıyla kullanılması tercih edilen bir yaklaşımken PBMlerde sözcüklerin ideolojiyi yansıtacak şekilde kullanıldığı Fairclough’ın (1990: 110-112) ideolojinin dil yoluyla nasıl yansıtıldığı konusunda sunduğu ölçütler bağlamında değerlendirilecektir. İdeolojinin sözcük kullanımı yoluyla ve sözdizimsel yapılarda yansıtılmasına ilişkin aşağıda kısaca verilen ölçütlerin açıklamaları sözvarlığı ve sözdizimsel yapılar bölümünde detaylarıyla açıklanmıştır: 1.Sözvarlığı -Deneysel değerler (experiential values) -olumlama -olumsuzlama -Bağıntısal değerler (relational values) -güzel adlandırma (euphemism) -Anlatım değerleri (expressive values) -Eğretileme 2.Sözdizimsel Yapılar - Sözdizimsel yapıların deneysel değerleri (experiential values) (özne-nesne(tümleç) -yüklem ya da özne-yüklem) -Adlaştırma (nominalization) -Etken ya da edilgen yapı kullanımı -Sözdizimsel yapıların bağıntısal değerleri (relational values) (kipler, kiplikler ve adılların kullanımı) -Sözdizimsel yapıların bağıntılayan değerleri (connective values) (bağlaçlar ve gönderim sözcükleri) II.2.Söz varlığı Sözvarlığı konusundaki ilk inceleme, ideolojiyle ilgili sözcüklerin yinelenmesi, ya da gereğinden fazla yinelenmesi, ideolojiyle ilgili belli anlam ilişkilerinin eşanlam, zıtanlam, altanlamlı sözcüklerle verilmesi ile kendini göstermekte, bunlar da bizi sözcüklerin deneysel değerlerine (experiential values) götürmektedir. Herhangi bir ideolojiye inanan bireyin metinde kullandığı sözcüklere yüklediği anlam ile o ideolojiye inanmayan ya da karşıtı durumundaki bireyin yazdığı metinde aynı sözcüklere yüklediği anlam çok farklıdır. Bu ideolojinin olumlanması ya da olumsuzlanması olarak karşımıza çıkmaktadır. İkinci aşamada sözcüklerin bağıntısal değerleri (relational values) ele alınmaktadır. Bu değerler de olumsuz değer yargılarını ortadan kaldırmak için geleneksel ya da bilindik sözcüklerin yerine daha olumlu çağrışımlar yaratan sözcük kullanımı olarak tanımlanan güzel adlandırma (euphemism) yoluyla yansıtılabildiği gibi durumun resmiyeti, toplumsal ilişkilerin resmiyetini de gerektirdiğinden, kibarlık, statü ve konuma duyulan saygıyı göstermek adına resmi dil kullanılması ya da kullanılmaması gibi yapılarda da bulunabilmektedir. Bununla beraber üçüncü aşama sözcüklerin anlatım değerleri (expressive values) bir ideolojinin öncelediği ve olumlu olarak sunduğu kavramları anlatan sözcükleri içermektedir. Bu sözcükler metinde olumlu anlatım değerine sahipken, yine aynı ideolojinin olumsuz olarak sunduğu kavramlar genellikle olumsuz anlatım değerine sahip olarak sunulmaktadır. İdeolojinin sözvarlığı içerisinde yansıtılmasının dördüncü aşaması ise eğretileme kullanımıyla kendini göstermektedir. Eğretileme (metaphor) birbirine benzememesine karşın yine de ortak bazı yönleri bulunan iki şeyin, birbirini andıracak bir biçimde karşılaştırılmasıdır (Özünlü 1990:92). Bu anlamda metin içinde yazar tarafından eğretilemeler de ideolojiyi onaylama ya da onaylamamayı göstermek şeklinde kullanılmaktadır. İdeolojinin dilde yansıtılmasının ilk aşaması sözcük ya da sözcük öbeği düzleminde karşımıza çıkmaktadır. Yukarıda detayları verilen aşamalar birbirleriyle örtüştüğünden hepsi ayrı ayrı ele alınmamış, aşağıda verilen örnekler bağlamında hepsi birden tartışılmıştır. İdeoloji ile ilgili sözcükler, ideolojinin olumlanması olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin Bilim ve Ütopya’da "sınıfsız toplum" (Aralık 2000:5), "ütopya" (dergi başlığı), "devrim" (Ocak 2001, 13), "emekçi" (Aralık 2000:4-5), "devrimci, ütopyacı, aydınlanmacı" (Ocak 2001:36) sözcükleri kullanılarak ideoloji olumlanırken, Zafer dergisinde "mümin", "inananlar", "ibadet edenler" (Kasım 2000:2) sözcükleri kullanılarak ideoloji olumlaması görülmektedir. Öte yandan Bilim ve Teknik’te ise "bilim tutkunları", "ilerlemeci, araştırmacı, hedefi aydınlanma olan insanlar" (Ocak 2001:1) anahtar sözcükler olarak kullanılmakta ve derginin yaklaşımı olumlanmaktadır. Zafer dergisinde "fert" (Aralık 2000:10), "fani" (Kasım 2000:16), "insan" (Kasım 2000:15), "mahluk" (Aralık 2000:20) sözcükleri sıklıkla kullanılırken Bilim ve Ütopya’da "insan" (Ocak 2001:31), "homosapiens" (Ocak 2001: Kapak), "birey" (Ocak 2001:12), Bilim ve Teknik’te ise sadece "insan" sözcüğü ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. Bu örnekler dini içerikli bir dergi olan Zafer’de dinsel terimlerin yoğun olarak kullanıldığını göstermektedir. Aynı şekilde yukarıdaki örnekler sol içerikli olup bilim ve teknolojinin sermayenin elinde olduğuna inanan Bilim ve Ütopya’da da tarafsız (nötr) kavramlar olan ‘insan’ ve ‘birey’in yanısıra evrim kuramına gönderme yapan sözcüklerin de kullanıldığına işaret etmektedir. Öte yandan, Bilim ve Ütopya’da geçen örnekler, bilim ve teknolojiye Bilim ve Ütopya gibi eleştirel bir tutumla yaklaşmayan, politik ideolojiyi dışlayıp sadece bilimi vurgulayan yaklaşımıyla Bilim ve Teknik dergisinde de sıklıkla kullanılmaktadır. Bu anahtar sözcükler ideoloji doğrultusunda olumlandığı için Fairclough’ın (1990) ortaya koyduğu hem deneysel hem de anlatım değerleri kapsamında ele alınabilir. İdeoloji içerisinde yer alan bazı kavramlarsa olumsuzlama yoluyla ya da olumsuz anlama gönderme yapılacak sözcükler kullanılarak dilde yansıtılmaktadır. Örneğin Bilim ve Ütopya’da "talan ekonomisi, zengin sınıf, köleci düzen, sömürülen emekçi" (Aralık 2000:4-5), "emperyalizm, burjuva, köleci burjuva, öte dünyacı"(Ocak 2001: 13) şeklindeki sözcük ya sözcük öbekleri anlamsal olarak olumsuzluk çağrıştırmaktadır. Zafer dergisinde ise kendi ideolojilerini olumlama "inananlar, müminler, ibadet edenler, iman gözlüğü ile bakan insanlar" (Kasım 2000:17), "cehenneme düşme riski olmayanlar" (Aralık 2000:7) şeklinde kendi ideolojilerine inanan insanları olumlarken, inanmayanları "riyakarlar, ibadet etmeyenler, nefis kokanlar, şeytandan haber veren niyetler" (Kasım 2000:21) olarak olumsuzlamaktadırlar. Bu araştırma sonucunda aşağıda verilen doğu kaynaklı, batı kaynaklı ve Türkçe sözcüklerin kullanım sıklıkları dilde ideolojinin yansıtıldığının bir kanıtı olarak görülmüştür. Bunun için yukarıda andığımız sistematik örnekleme (Cochran 1963) yöntemiyle her bir derginin her beş sayfasındaki ilk 50 sözcük temel alınarak toplam 400 sözcüklük bütünceler oluşturulmuştur. Her bir dergiye ait bu bütüncelerdeki doğu ve batı kaynaklı sözcüklerle Türkçe sözcükler sayılmış ve kullanım sıklıkları hesaplanmıştır (Tablo 4). Tablo 4
Tablo 4’te verilen kullanım sıklıklarına bakıldığında Zafer dergisinde doğu kaynaklı sözcüklerin ağırlıklı olarak kullanıldığı, batı kaynaklı sözcüklerin kullanımından sakınıldığı görülebilmektedir. Öte yandan Bilim ve Teknik ile Bilim ve Ütopya dergilerinde doğu kaynaklı ve batı kaynaklı sözcüklerin kullanım sıklığı birbirinden çok büyük farklılıklar göstermemektedir. Eğretileme kullanılarak dilde ideolojinin yansıtılması konusunda Zafer dergisinde, Yaratıcı "Sanatkâr", hesap günü "imtahan" (Aralık 2000:4-5) olarak anılırken, Bilim ve Ütopya’da düşün emekçileri "kapı kulu", emek toplumu "yeni filizler verecek olan meşe ağacı"na benzetilme yoluyla okuyucu üzerinde etkin bir anlatım hedeflenmiştir. II.3. Sözdizimsel Yapılar İdeolojinin dilde yansıtılması konusunda sözvarlığından sonra dildeki sözdizimsel yapılar da bu çalışmada ele alınmıştır. Bu yapıların deneysel değerleri (experiential values), bir dilin dilbilgisel biçimlerinin, olayları ya da dünyadaki ilişkileri, bu olaylar ya da ilişkiler içinde yer alan insanlar, hayvanlar ya da nesneler ile onların yer, zaman olarak durumları, oluşma şekilleri vb. şartları anlatma yollarıyla ilgilenir. Örneğin, metin içinde hangi tür süreçlerin ya da katılımcıların baskın olduğu belirlenerek ideolojinin nasıl sunulduğu ortaya çıkarılabilir. Özne-nesne-yüklem ya da özne-yüklem sözdizimsel yapıyla olayın öznesinin ve yeri geldiğinde sürecinin vurgulanması söz konusu iken, ad tümce yapısıyla öznenin nitelenmesi söz konusudur. Örneğin, Zafer dergisinde "gerçek iman sahibi sevdiğini Allah için sever" (Kasım 2000: 21) tümcesi özne-nesne-yüklem yapısına sahiptir, özne vurgulanmaktadır. Aynı şekilde "Bu zamanda i’la-yı kelimetullah, maddeten terakkiye mütevakkıftır’ sözünü rehber ederek, iktisadi yönden çok ilerilere geçip, dünya pazarlarında söz sahibi olmayı ve böylece İslam’ın nurunu o beldelere de ulaştırmayı arzu edebiliriz." (Kasım 2000: 21) tümcesinde yine özne-nesne-yüklem yapısıyla süreç vurgulanmaktadır. "Niyetin ruhu ihlastır", "ve ibadet Rabbimize olan borcu eda etmenin en güzel ifadesidir."(Kasım 2000:20) ad tümcelerinde ise ideolojinin savunduğu kavramlar kesin yargılar olarak ortaya konmaktadır. Bunlar tartışılmaz niteliğe sahiptir ve aynı ideolojiye sahip olan okuyucu bunları doğru olarak kabul edebilmektedir. Bilim ve Ütopya dergisinde ise bu derginin ideolojisine inananların hareketleri "Çürümüş sistem ile devrimciler arasındaki mücadele tam da bu noktada sürer." (Ocak 2001:11) tümcesinde anlatıldığı şekilde özne-tümleç-eylem sözdizimsel yapıyla verilmektedir. "İşte bu nedenle günümüz bilimcilerinin (özellikle ezilen dünyalı bilimcilerin) önünde, çarpıtılmış bilim ile gerçek arasındaki giderek açılan mesafeyi yok etme görevi vardır." (Ocak 2001:11) ad tümcesiyle bu ideolojiye inananların görevi belirlenmiştir. Bu ideolojiye inanan okuyucu da bunu tartışmasız doğru olarak kabul edebilecektir. Sözdizimsel yapı yoluyla ideolojinin belirtilmesi adlaştırma (nominalization) yoluyla da olabilmektedir. Burada eyleyen ve etkilenen ile eylemin zamanının ve kipinin vurgulanmaması söz konusudur. Bu çalışma kapsamında bu sözdizimsel yapı genellikle yazı başlıklarında sadece çalışma konusu olan tümcenin nesnesi durumundaki yapıyla vurgulanmaktadır. Örneğin Bilim ve Teknik’te (Ocak 2001) ‘karbonlar’, ‘kristaller’, ‘kahverengi cüceler’ vb. gibi sadece yazının konusu vurgulanırken, Zafer’de ‘bir hidayet öyküsü", "oruç ve insan", "ayın kaderi", "Kur’anda kainatın ve insanlığın yaşı" (Aralık 2000) gibi dinsel olguların ilk bakışta yansıtıldığı başlıklar göze çarpmaktadır. Bilim ve Ütopya’da ise "ütopya ve ütopyacılığın anlamı", "zevk toplumu gelişmişlik değil", "beyin aktarımı üzerine bilimsel ve ütopik düşünceler" (Ocak 2001) gibi yazı başlıkları da aynı zamanda ideolojinin ilk adımda yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır. Tümcelerin etken ya da edilgen yapıyla verilmesi de ideolojinin tümce yapısıyla sergilenmesini sağlamaktadır. Edilgen yapıda eyleyen ve neden sonuç ilişkisinin tümce içerisinde belirsiz bırakılması söz konusudur. Bir başka deyişle eylem önemlidir. Etken ve edilgen yapıların kullanım sıklığı yukarıda Tablo 2’de verilmiştir. Bu veriler ışığında Zafer dergisi edilgen yapının en az kullanıldığı dergi olarak görülmektedir. Bunun nedeni özne-nesne (ya da eylemden etkilenen)(n)in açık bir şekilde verilme isteği olabilir. Bilim ve Teknik’te ise edilgen yapı diğer iki dergiye göre daha fazla yoğunlukta kullanılmıştır. Burada araştırmayı kimin yaptığından çok araştırmanın kendisi ve sonuçları önemli olarak vurgulanmaktadır. Bilim ve Ütopya’da da aynı şekilde ortaya konan çalışma ya da savın kim tarafından konduğu önemli değil, çalışma ya da savın kendisi önemlidir denilebilir. Metinlerdeki sözdizimsel yapıların bağıntısal değerleri özellikle üç yapıyla ortaya çıkmaktadır. Bunlar tümcedeki kipler, kiplikler ve adıllardır. Metinde kullanılan üç temel kip vardır: Bildirme, dilbilgisel soru ve emir. Bildirme tümcelerinde eyleyen bilgi verirken, seslenilen kişi de bilgi alıcı durumundadır. Emir kipinde ise eyleyen, seslenilen kişiden bir şey yapmasını istiyordur. Seslenilen de uyum içinde bunu yapar ya da yapmaz. Dilbilgisel soru da ise yazan ya da konuşan, seslenilene bir şeyler sorar. Bu durumda ise seslenilen kişi bilgiyi sağlayan konumundadır. Bu çalışmanın bütüncesinde ağırlıklı olarak bildirme tümcelerinin kullanıldığı görülmüştür. Ancak kendi ideolojisine yönlendirme amacıyla okuyucuyu düşünmeye itecek şekilde soru tümcesi kullanma eğilimi Zafer ve Bilim ve Ütopya’da gözlenmiştir. Emir tümcesi ise hemen hemen hiç yok denecek kadar azdır (Tablo 5). Tablo 5.
İncelenecek metinler açısından okuyucuya yöneltilen sorular, yapı olarak soru şeklinde görünse de aslında ya bir sonraki detaya geçiş için kullanılan bir bağlaç ya da dinleyene karşı üstün konumda olma belirtisidir. Katılımcılardan biri diğerine göre otorite durumundaysa, bağıntısal kiplik söz konusudur. Eğer bir yazar ya da konuşan gerçeği değerlendiriyorsa, bu anlamda anlamsal kiplik (expressive modality) vardır. Bu da Türkçe’de dilek-şart, istek, gereklilik, yeterlik ve buyuru (yukarıda emir tümcelerinin kullanım sıklığı olarak sözedilmiştir) (Banguoğlu 1986: 443) kipleri olarak verilmektedir. Böylelikle, otorite ve güç ilişkileri sergilenmektedir. Aşağıda dilek-şart, istek, gereklilik ve yeterlik kiplerinin Zafer, Bilim ve Teknik, Bilim ve Ütopya dergilerindeki kullanım sıklıkları verilmektedir (Tablo 6). Tablo 6.
Yukarıdaki tabloya göre gereklilik kipi Zafer dergisinde daha çok kullanılırken, yeterlik kipi en fazla Bilim ve Ütopya’da kullanılmaktadır. Bu da ideoloji yönünde okuyucu kitlesini yönlendirme ve harekete geçirme çabası olarak yorumlanabilir. Metindeki tümce yapılarında kipliğe yer vermeyerek diğer tümce çeşitlerinin kullanılması, yazan ya da konuşanın anlattıklarını yoruma yer vermeksizin okuyucu ya da dinleyen tarafından kabul edileceğini göstermektedir. Bu durumda dilbilgisel özelliklerin anlatımsal değerlerinden söz edilmektedir. Bunu da yukarıda verilen bildirme tümcelerinin sıklığının (Tablo 5) yüksek olmasının nedeni olarak açıklamak olasıdır. Her üç dergide de aktarılanlar okuyucu kitlesi tarafından doğrudan kabul edilmektedir. (Basit) tümcelerin birbirlerine nasıl bağlandığı sorusuyla metnin biçimsel özelliklerinin bağıntılayan değerleri (connective values) üzerinde durulmaktadır. Metinde bağlaşıklığı (cohesion) sağlayabilmek için tümceler arasında zaman, yer ve mantıksal bağlantıyı gösteren bağlaçlar ve bir önceki tümce ya da tümcelere gönderme yapan gönderim sözcükleri (reference word) kullanılmaktadır. Bu çalışmanın veri tabanını oluşturan dergilerden biri olan Zafer’de ağırlıklı olarak "velhasıl, zaten, fakat, zira, vb." doğu kaynaklı bağlaçların kullanımı gözlenmiştir. Bilim ve Ütopya ile Bilim ve Teknik’te ise ölçünlü Türkçe’de sıklıkla kullanılan "ve, ama, dolayısıyla, bir yandan diğer yandan, gerek gerek, yalnızca .... değil .... da, öyleki, ne varki, vb." kullanımlar görülmektedir. Gönderim sözcükleri olarak da adıl kullanımı ya da gönderim sözcüğünün olduğu gibi tekrar edilmesi gözlenmiştir. Örneğin Bilim ve Teknik’te "karbon elementi canlıların temel taşı..... Nanoteknoloji çağının başlamasında en önemli rolü oynayan karbon..... Karbon annoyapılar, bu tür nanosistemlerin yapılmasında.... Karbon bu bakımdan da şimdilik rakipsiz bir element." (Ocak 2001:46) tümcelerinde olduğu gibi gönderme yapılan "karbon" sözcüğünün hemen her tümcede yinelenmesi gibi. Bilim ve Ütopya’da da "teknoloji insanın iradesinden görece kazanabilse bile... Hatta teknoloji denetim altında bile tutulamaz.... çünkü o teknolojinin üretilmesini... Kısaca söylemek istediğim teknolojik açıdan ....." (Ocak 2001:14) tümcelerinde "teknoloji" sözcüğü gönderim sözcüğü olarak yinelenmiştir. Zafer’de ise adıllar, gönderme yapmak adına sıklıkla kullanılmaktadır. Örneğin "... kainatın yaratıcısını bilip O’nu bildiğini ibadetle tam göstermeyen insanlar için.....", "O’nu isimleri ve sıfatlarıyla tanıyıp ...?" (Aralık 2000:18) tümcelerinde büyük harfle yazılmış ‘o’ adılı bir önceki öbekte ‘kainatın yaratıcısı’na ya da "Allah"a gönderme yapmak üzere kullanılmıştır. Dil dışı göstergeler (resim, grafik, yazım vb.) kullanılarak ideolojinin yansıtılması bu çalışmanın bütüncesini oluşturan dergiler için de önemlidir. Örneğin Zafer dergisinde metnin içeriğini vurgulayan açıklayıcı, kime ait olduğu bilinmeyen el çizimi resimler metne eşlik etmektedir. Grafik kullanımı hiç gözlenmemiştir. Öte yandan Bilim ve Teknik ile Bilim ve Ütopya’da grafikler yaygın olarak kullanılmaktadır. Metni açıklayıcı yönde renkli ya da siyah beyaz fotoğraf, resim kullanımı sıklıkla gözlenmiştir. III. Sonuç Bu çalışmanın sonucunda veri tabanı olarak alınan Bilim ve Ütopya, Zafer, Bilim ve Teknik dergilerinin içinde yer alan yazılar toplu olarak değerlendirildiğinde, örneğin, Zafer dergisinin Aralık 2000 sayısındaki 14 yazıdan 1 tanesi ‘planlı yaşam’ hakkında, geri kalan 13 tanesi ise doğrudan ideolojinin değişik boyutlarının yansıtıldığı yazılar olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı şekilde Bilim ve Ütopya’da ise Aralık 2000 sayısında 14 yazısından 1 tanesi doğrudan bilim dallarından biri olan arkeolojiyle ilgili iken kalan 13 tanesi yine ideolojinin değişik boyutlarının bilim konuları içerisinde anlatıldığı yazılar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilim ve Teknik’in Aralık 2000 sayısında yer alan 22 yazıdan tamamı bilimsel konular, araştırmalar vb. ile ilgilidir. Bu çalışma kapsamında önce ABMlerin genel düzeni ve yazı biçemi verilmiş, Bilim ve Teknik, Zafer ve Bilim ve Ütopya adlı popüler bilim dergilerinde yer alan PBMlerin bunlara uyan ve uymayan kısımları tartışılmıştır. Bu bağlamda bu üç dergideki PBMlerin genel düzeni ve yazı biçemi konusunda şunlar söylenebilir: 1. Bilim ve Teknik’te yer alan PBMler yazının konusu hakkında yapılan araştırmaların kapsamlı bir şekilde derlenerek okuyucuya sunulması şeklinde olurken, Zafer ile Bilim ve Ütopya dergilerindeki PMBlerde sadece ‘araştırma konusu’ belirtildikten sonra tamamen ideolojik bir yaklaşımla ya daha önce o konuda yapılan araştırmaların bir çeşit eleştirisi yapılmakta, ya da yazar doğrudan o konu hakkındaki kendi görüşlerini yanlı olarak ortaya koymaktadır. ABMlerde bulunan diğer basamaklar bu dergilerde bulunan PBMlerde gözlenmemiştir. 2. Özellikle Zafer ve Bilim ve Ütopya’da nesnel yazı biçemi kullanılmamaktadır. Buna karşın Bilim ve Teknik’te nesnel yazı biçemine özen gösterilmektedir. 3. Resmi dil kullanımı Bilim ve Teknik’te sıkça görülürken, Zafer ve Bilim ve Ütopya’da yer yer günlük dil kullanımı görülebilmektedir. 4. Her üç dergide de şimdiki, geniş, geçmiş ve gelecek zamanlar yeri geldikçe rahatlıkla kullanılmıştır. PBMlerde zaman kullanımını ideoloji ile bu çalışma kapsamında bağdaştırmak çok anlamlı olmayacaktır. 5. Bilim ve Teknik ile Bilim ve Ütopya dergilerinde araştırmayı yapan özneden çok araştırmanın kendisi önemli olduğu için özellikle edilgen yapı sıklıkla kullanılmıştır. 6. ABMlerde doğruluk, netlik, kısalık ve tutarlılık temel kavramlar olarak karşımıza çıkarken, bunların ideolojik bağlamda göreceli kavramlar olduğu düşüncesinden yola çıkarak ve bu çalışma bağlamında büyük ölçekli söylem yapıları ele alınmadığından, özellikle Zafer ve Bilim ve Ütopya’da yer alan PBMlerde bunların sınanması bu çalışmanın dışında bırakılmıştır. 7. Noktalama işaretleri konusunda özellikle Zafer dergisinde ölçünlü dildeki kullanımları dışında şapka ve kesme işaretinin sıklıkla kullanılmasının ideolojik bir yaklaşımı yansıttığı görülmüştür. Bilim ve Ütopya’da ise üç nokta ve parantez içerisinde ünlem kullanımı ABMlerdeki kullanım amacından çok farklı yönde karşımıza çıkmıştır. 8. ABMlerde sakınılan bir durum olan eksiltili ve devrik tümce kullanımı okuyucu kitle üzerinde etkili olma çabası amacıyla kullanıldığı özellikle Zafer ve Bilim ve Ütopya dergilerinde görülmüştür. 9. ABMlerin aksine özellikle Zafer ve Bilim ve Ütopya’da yer alan PBMlerde günlük dile yakın dil kullanımı genelleme yapmamakla birlikte gözlenen bir olgudur. Bu araştırmanın ikinci kısmında PBMlerde yer alan yazılardaki söz varlığı ve sözdizimsel yapılar içerisinde ideolojinin nasıl yansıtıldığı incelenmiş ve şu sonuçlara varılmıştır: 1. İdeoloji ile ilgili temel terim ve sözcükler olumlama ya da olumsuzlama şeklinde metin içerisinde sıklıkla kullanılmıştır. 2. Doğu kaynaklı sözcükler ağırlıklı olarak Zafer dergisinde kullanılırken, batı kaynaklı ve Türkçe sözcükler Bilim ve Teknik ile Bilim ve Ütopya dergilerinde sıklıkla kullanılmıştır. 3. İdeolojinin yoğun olarak yansıtıldığı Zafer ve Bilim ve Ütopya dergilerinde eğretileme kullanılarak okuyucu üzerinde etki yaratma kaygısı güdüldüğü görülmüştür. 4. Tümce yapısı olarak özne-nesne-yüklem, özneyi ya da süreci vurgulamak amacıyla çoğunlukla kullanılmaktadır. Bununla beraber ad tümceleri yargı belirtmek amacıyla her üç dergide de sıklıkla kullanılmıştır. 5. Bir diğer sözdizimsel yapı olarak adlaştırma özellikle yazı başlıklarında karşımıza çıkmaktadır. Okuyucu için ilk adımda yazının konusunu anlatan başlıklar Zafer dergisinde dinsel ağırlıklı, Bilim ve Ütopya’da sosyalist içerikli olup, Bilim ve Teknik’te ise tamamen bilim konularındadır. 6. Bu çalışmanın bütüncesinde yer alan PBMlerin hepsinde bildirme tümceleri sıklıkla kullanılmıştır. 7. Kiplikler konusunda ise gereklilik kipinin her üç dergide de kullanıldığı görülmüştür. 8. Zafer dergisinde doğu kaynaklı bağlaçlar ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. Diğer iki dergide ise ölçünlü dildeki bağlaç kullanımı gözlenmiştir. 9. Gönderim sözcükleri ya adıl ya da gönderim sözcüğünün yinelenmesi şeklinde karşımıza çıkmıştır. 10.Dil-dışı göstergeler konusunda ise, Zafer dergisinde yazının konusuna uygun basit çizimlerin kullanıldığı gözlenirken, Bilim ve Ütopya ile Bilim ve Teknik’te konuyu açıklayıcı grafik, tablo, resim vb.lerinin kullanıldığı göze çarpmaktadır. KAYNAKÇA
Not: Bu çalışmanın oluşumuna katkılarından dolayı Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi İngiliz Dilbilimi Bölümü öğretim üyelerinden Doç.Dr. Nalan Büyükkantarcıoğlu ve araştırma görevlilerinden Arş.Gör. Emine Yarar’a teşekkürlerimizi sunarız. Bu çalışma daha önce şurada yayınlanmıştır: Karahan, Firdevs, Tuba Sarıbaş ve Derya Duman. 2001. "Dilden İdeolojiye: Popüler Bilimsel Makalelerin Eleştirel Söylem Çözümlemesi". Ü.Özünlü ve M.A.Gürel (ed.ler). 21.Yüzyıla Girerken Yazında Dil Kullanımları (Alışkanlıklar – Yenilikler – Aykırılıklar – Sapmalar. I. Dil, Yazın, Deyişbilim Sempozyumu Bildirileri. Pamukkale Üniversitesi. Denizli |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||