istanbul'u oulipo dinliyorum : uğur halıcı: 23102001  
 

 

Uzunca bir kağıt şeridin iki ucunu birbirine yapıştırsak kısa, geniş bir silindir elde ederiz. Eğer şeridi yapıştırmadan önce uzun ekseni boyunca yarım kez bükersek (iki yüzü başka renkte olan bir şerit için tam yapıştırma yerinde renk değişecek biçimde) ortaya Möbiüs şeridi adı verilen ilginç bir şekil çıkar. Bu şeklin tek kenarı ve tek yüzeyi vardır, yani parmağımızı şerit üzerinde gezdirirken, hiç bir kenardan geçmemize gerek kalmaksızın şerit üzerinde istediğiniz noktaya erişebilirsiniz.

Mobius şeridi, eser Max Bill

Edebiyatta söz oyunları üzerine yaratıcı örnekler üreten Oulipo grubu, Möbiüs şeridinden faydalanmadan yapamamış. Luc Etienne tarafından önerilen algoritmada, bir Möbiüs şeridinin uçları yapıştırılmadan önce, kağıdın bir yüzüne bir şiirin bir bölümü, diğer yüzüne ikinci bölümü (başaşağı) yazılıyor. Şeridin kenarları Möbüis şeridi elde etmek üzere yapıştırıldığında şiirin satırları da birbiri arasına geçiyor. Aşağıdaki dizeler Orhan Veli Kanık'ın İstanbul'u Dinliyorum şiirinin ilk ve ikinci bölümleri bir Möbüis şeridine yazılarak elde edildi. A harfi ile işaretli satırlar birinci bölüme, B harfi ile işaretli satırlar ikinci bölüme ait.

A1,B1 İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
A2 Hafiften bir rüzgar esiyor;
B2 Kuşlar geçiyor derken
A3 Yavaş yavaş sallanıyor
B3 Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık;
A4 Yapraklar ağaçlarda;
B4 Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
A5 Uzaklarda çok uzaklarda
B5 Bir kadının suya değiyor ayakları;
A6 Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
B6,A7 İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı

Oulipo grubu 1960 yılında François Le Lionnais ve Raymond Queneau tarafından kurulmuş, Oulipo adı Ouvroir de Litterature Potentille (Potansiyel Edebiyat Sempozyumu) kelimelerinden kısaltılarak elde edilmiş. Lionnais bir matematikçi, Queneau ise ünlü Zaza Metroda romanının yazarı. Queuneau'nun iyi bilinen bir başka eseri ise Exercises in Style (Tarz Alıştırmaları) adını taşıyor: Otobüse itilerek binmiş birisi bir arkadaşıyla, paltosuna düğme eklemek üzerine 99 ayrı tarzda konuşuyor.

Oulipo'nun diğer elemanlarının tümü ya matematikçi, ya edebiyatçı ya da her ikisi. Bunlardan Mathews Fransızca ve İngilizcede aynı yazılan ancak değişik anlam taşıyan bir liste oluşturmuş. L'Egal Franglais adını taşıyan bu sözlük İngilizce ve Fransızca da değişik anlamlar taşıyan cümleler yazmak amacıyla derlenmiş.

1969 yılında grup üyelerinden Perec içinde E harfi geçmeyen, La Dispiration isimli bir roman yazmış. Kitap o kadar güzel yazılmış ki eleştirmenlerden bazıları, kitapta bir gariplik olduğunun farkına varamamışlar. Dispiration'ın Levent Yılmaz tarafından yapılan aşağıdaki çevirisinde de E harfi kullanılmamış:

... Başlangıçta halk kulaktan kulağa dolaşan bir takım asılsız laflara inandı. Ağu karışmıştı güya. Ama hakikat ortaya çıkmaya başladı. Çoğu insan kalın sopalarla silahlanmaya başladı...

Bir cümle ya da daha uzun bir çalışmada bazı harflerin kullanılmaması lipogram adı verilen antik bir sözcük oyununa dayanıyor. Lipogram'ın bizim kültürümüzde de yeri var. Aşık edebiyatında "b, p, f, m, v" gibi iki dudağın birbirine dokunması ile çıkarılan dudak ünsüzleri içermeyen şiirlere dudak değmez adı veriliyor. Konya'da her yıl Feyzi Halıcı tarafından düzenlenen Aşıklar Bayramı'nda bu şiir türünde yarışmalar yapılıyor. Aşıklar dudakları arasına bir iğne yerleştiriyor, ve büyük bir ustalıkla doğaçlama yoluyla dudak değmez söyleyip atışıyorlar.

Divan şairleri içinde de dudak ünsüzü geçmeyen şiirler yazarak hüner göstermeye çalışanlar çıkmış. Ama divan şiirinin, uzun ve kısa heceleri aruz kalıplarına uydurmak gibi zaten çok hüner gerektiren çok daha zor bir yanı var:

failatün/failatün/failün (-.--/-.--/-.--/-.-)
failatün/failatün/failatün/failün (-.--/-.--/-.--/-.-)
mef'ulü/mefailü/mefailü/feul (--./.--./.--./.-)
.....

Şiir bir yandan anlamlı olacak, bir yandan da bu kalıplara uyacak. Bazı divan şairleri bununla da yetinmeyip, ayrıca iki anlamlı sözlerden yararlanarak bir takım söz oyunları yapmaya da özen göstermişler. Sonuçta o kadar ileri gidilmiş ki, şiir dışında başka edebiyat türünün tanınmadığı yüzyıllar boyunca bu şekilciliğe anlamsızca bağlanış edebiyatımızın düşünceden uzak kalmasına yol açmış.

Oulipo'nun Queuneau editörlüğünde üretttiği önemli eserlerden biri Cent Mille Milliard de Poemes yani Yüz Bin Milyar Şiir adını taşıyor. Bu kitapta her biri kitabın sağ taraftaki sayfalarına yazılmış 10 şiir bulunuyor. Her bir şiir 14 parçaya kesilmiş. Bu parçaları sağ ya da sol tarafa çevirerek her biri yapısal olarak düzgün ve anlamlı 1014 (100.000 milyar) değişik şiir elde edilebiliyor. Bu kitapta, parçaları rasgele sola sağa ayırarak muhtemelen daha önce kimsenin okumadığı ve okuyamayacağı bir şiir bulabilirsiniz.

Biz de orhan Velinin şiirinin her bir bölümünü altı ayrı sayfaya yazıp, her bir sayfayı satır aralarından keserek belkide şöyle bir bölüm yakalayabiliriz:

A1 İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
D2 Başında eski alemlerin sarhoşluğu,
F3 Alnın sıcak mı değil mi biliyorum;
C4 Güvercin dolu avlular,
B5 Bir kadının suya değiyor ayakları;
A6 Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
C7 İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı.

Oulipo'nun potansiyel edebiyat konusunda ürettiği daha bir çok ilginç algoritma var. Ancak, tüm bunlara karşın İstanbul'u Orhan Veli Kanık'tan olduğu haliyle dinlemek galiba daha güzel.

Bu yazı daha önce Çağrı, Mart 1993, Vol 37, No. 400, s 4-5' de yayınlanmıştır.

 
     
  İSTANBUL'U DİNLİYORUM : Orhan Veli Kanık  
 

 

A1 İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
A2 Hafiften bir rüzgar esiyor;
A3 Yavaş yavaş sallanıyor
A4 Yapraklar ağaçlarda;
A5 Uzaklarda çok uzaklarda
A6 Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
A7 İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı.

B1 İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
B2 Kuşlar geçiyor derken
B3 Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık;
B4 Ağlar çekiliyor dalyalarda;
B5 Bir kadının suya değiyor ayakları;
B6 İstanbulu dinliyorum, gözlerim kapalı.

C1 İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
C2 Serin serin Kapalıçarşı,
C3 Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa,
C4 Güvercin dolu avlular,
C5 Çekiç sesleri geliyor doklardan
C6 Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
C7 İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

D1 İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
D2 Başımda eski alemlerin sarhoşluğu,
D3 Loş kayıkhaneleriyle bir yalı.
D4 Dinmiş lodosların uğultusu içinde.
D5 İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

E1 İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
E2 Bir yosma geçiyor kaldırımdan.
E3 Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
E4 Bir şey düşüyor elinden yere;
E5 Bir gül olmalı.
E6 İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

F1 İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
F2 Bir kuş çırpınıyor eteklerinde.
F3 Alnın sıcak mı değil mi biliyorum;
F4 Dudakların ıslak mı değil mi, biliyorum;
F5 Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
F6 Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
F7 İstanbul'u dinliyorum.